Enjoy the Ride

Taşrada yaşayan bir queer olarak en büyük derdim yalnızlıktı, bunu 17 Mayıs sayesinde yeniden bir şeyin parçası olarak aştım.

Belgin Günay

Zaman koşup gidiyor. Özellikle kırkından sonra insan o koşup gideni yakalamaya çalışırken nefes nefese kalıyor. Sanırım bunun tek çaresi yine onunla birlikte koşmak. Ne kadar çok şey yaşarsanız, zamanı ne kadar dolu dolu geçirirseniz o kadar anlamlı oluyor. Belki yavaşlamıyor ama içerisindeki pişmanlık miktarı azalıyor. Size bu yazıyı yazarken Morcheeba’nın “Enjoy the Ride” şarkısını dinliyorum. 2022 yılının benim için nasıl geçtiğini anlatırken bu şarkıdan destek alabileceğimi düşündüm. Çünkü 2022 benim için acısıyla, tatlısıyla yolculuktan keyif aldığım, yaşadığımı hissettiğim bir yıl oldu. En önemlisi, hayatta her zaman batma ihmali olduğunu ancak suyun üzerine geri çıkabildiğimi de yeniden ve yeniden gördüm. Suyun üzerine çıkabildiğinizi görünce, tekrar batmaktan da o kadar korkmuyorsunuz.

Pandemi hepimizi kabuğumuza çekti. Öncesinde kendi özel hayatımda bir dizi kayıp yaşamıştım zaten. Bunun üzerine gelen büyük kapanmayla, elimden her şeyimin alındığını hissettiğim zamanlar oldu. Ağır anksiyete ve depresyon yaşadım, öleceğimi sandım. Tedavi gördüm. Karanlıktan çıkmak istedim.

Örgütlenmenin, dayanışmanın, dostluğun ama en önemlisi de kendi dayanıklılığımın sayesinde 2022 ile birlikte kaybettiklerimin yerine yeni güzellikler koymaya başlayabildim. Bunlardan en önemlisi ve değerlisi, hem benim hayatım hem de interseks hareketi için, 17 Mayıs Derneği’nde işe başlamam oldu. 17 Mayıs şu an “Bakım Odaklı İş Yerleri” ödülüne aday ve ödülün ismi gibi gerçekten benim için, sadece hayatımı sürdürecek parayı kazanmak için emeğimi kiraladığım bir yer değil, bunun çok ötesinde baştan aşağıya bakım veren bir yer oldu. Yaz kamplarından psikolojik desteğe, esenlik atölyelerine, bir şeyler öğrenme ve üretme fırsatı sunmasına kadar…

Taşrada yaşayan bir queer olarak en büyük derdim yalnızlıktı, bunu 17 Mayıs sayesinde yeniden bir şeyin parçası olarak aştım. Tamamen açık olabildiğim, queer bir iş ortamında bir şeyler üretebilmek çok mutluluk verici bir deneyim. Bu üretim aynı zamanda bana yeniden sabahın 4’ünde bir otogarda üşümenin, parkta havuzdan su içen güvercinleri izlemenin, onlarca hatta belki yüzlerce farklı ortamda kendimi yeniden tanımanın, farklı insanlar ve mekanlarla rengarenk anılar biriktirmenin, küçük ve basit güzelliklerin, kısacası hayatta olmanın hazzını hatırlattı.

İnterseks hak savunuculuğu adına kısa sürede pek çok iş yaptık ancak bunlar arasında benim için en çok öne çıkan sanırım Kaos GL ve UNHCR ile birlikte gerçekleştirdiğimiz mültecilerle çalışan uzmanlara yönelik LGBTİ+ eğitimleriydi. Yarım saatlik interseks sunumum ile yetinmeyip sunumdan sonra etrafımı saran ve interseks ile ilgili sorular sormaya devam eden, konuyu çok iyi anlattığımı ve anlayabildiklerini söyleyen, bana telefon numaralarını, eposta adreslerini veren uzmanlar beni duygulandırdı. Birleşmiş Milletler bünyesinde, eğitimi benden belki de çok daha üst düzey, profesyonel kişilere interseksten bahsediyor olmak benim için gurur vericiydi. İnterseks haklarını anlatmak için bir ay içinde beş farklı şehre gidip gelmenin yorgunluğu bu gurur ve tatlı heyecanın yanında hiçbir şeydi.

Yeni bir iş, yeni insanlar ve yeni şehirlere adapte olmaya çalışırken bir de yaşıma bakmadan yeniden eğitim hayatına da girdim ben 2022’de. Açık öğretim Sosyal Hizmetler bölümüne kaydoldum. Kimileri için akademik bir başarı sayılamayacak kadar basit ve küçük bir şey olabilir açık öğretim ama hayatımda bunca değişiklik olurken bir yandan eğitim de alabilmek için en pratik seçenek buydu. Hayat devam ettikçe öğrenmeye de devam etmek gerek. Yoksa nasıl yakalayacağız koşup giden zamanı?

Elbette her şey güllük gülistanlık değil. Bütün bunlar benim perspektifimden 2022 yılıydı. Üstelik ekonomik kriz, barınma sorunları herkes gibi beni de etkiledi ve hayatımı birlikte götürmeye çalıştığım farklı parçalara böldü. Öte yandan, bir de ülkenin gündemi var. Malumunuz, vatandaşlarını her zaman diken üzerinde tutmayı, belirsizlik ve kaygı içinde yaşatmayı pek seven bir ülkemiz var. Gündem 2022 yılında da böyleydi, 2023’te daha da çok diken üzerinde olacağız. Bu siyasi çalkantı ve gerginlikler biz sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösterenler için doğrudan özel hayatlarımızı da etkileyen şeyler. Biz ekonomik krizin yanı sıra siyasi hamleler nedeniyle de işimizden olma kaygısı, güvenlik kaygısı, belirsizlik yorgunluğu yaşayabiliyoruz. Zaten kar amacı gütmeyen bir organizasyon içerisinde insanların sorunlarıyla uğraşan işler yapıyorsanız bunun manevi tatmini kadar travma tetikleme niteliği ve ruhsal bir yorgunluğu da oluyor. Bunun üzerine bu yorucu işi gazetecileri, siyasetçileri hapiste, medyası ve interneti sürekli sansür tehditi altında bir ülkede yapıyorsanız, hele ki sürekli hedef gösterilen LGBTİ+ hareketi içindeyseniz, siyasi otoritenin yarattığı korku ve belirsizlik daha da yıpratıyor.

Umuyorum ki yeni yılın bir noktasında hepimiz düğümlerin çözüldüğünü görür, özlediğimiz huzur ve özgürlüğe kavuşuruz. LGBTİ+’ların insan haklarının tartışmaya açılmadığı bir gündem çıksın artık karşımıza. Ne olursa olsun, 2023’te de dayanışma hayat kurtarır. Dayanışalım ve virajlarıyla, çukurlarıyla, kazalarıyla, düzlükleriyle, güzel manzaralarıyla, fırtınalarıyla, yolculuğun tadını çıkaralım.

Bu yazı ilk olarak https://kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/enjoy-the-ride adresinde yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s