Genel

İnterseks ve spor

Cinsiyet testi ve hormon tedavisi zorunluluğu gibi haksız uygulamalar interseks bireyleri spor alanından uzaklaştırmaya hizmet ediyor, sporcular üzerinde pek çok olumsuz etki yaratıyor.

Cinsiyet testi ve hormon tedavisi zorunluluğu gibi haksız uygulamalar interseks bireyleri spor alanından uzaklaştırmaya hizmet ediyor, sporcular üzerinde pek çok olumsuz etki yaratıyor.

25 Şubat 2021’de Güney Afrikalı atlet Caster Semenya, sporda kadınların onuru, eşitliği ve insan hakları için mücadele etmek üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bir başvuruda bulundu. Semenya, 2018 yılında Dünya Atletizm Birliği tarafından uygulanan, cinsiyet özelliklerinin varyasyonlarıyla doğmuş kadınlar da dahil olmak üzere bazı kadınların uluslararası yarışmalara katılmasını yasaklayan, ayrımcı, aşağılayıcı ve müdahaleci düzenlemelere meydan okuyor.

“Cinsiyet Testi”

Tarihsel olarak, atletlerin sözde “cinsiyet testi” birçok farklı şekilde gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) 1966’da fiziksel muayenelere ve 1968’de Uluslararası Olimpiyat Komitesi kromozom testleri yapmaya başladı. IAAF, 1992’de kromozom testlerini resmi olarak durdurdu, ancak 2009’da bugün de devam eden bir hormon testi uygulaması başlattı. Her durumda, test etme ve doğrulama programları milliyetçilikle (belirli dünya bölgelerinden gelen kadın sporcuların diğerlerinden, özellikle de Avrupalılardan daha iyi performans gösterdiği düşüncesi), ırkçılıkla (bu testlere maruz kalan kadınların önemli bir kısmı Afrika ve Asya kökenli, beyaz olmayan insanlar) ve cinsiyetçilikle (kadınların bu kadar iyi performans göstermesinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla bazı sporcuların kadın olmaması gerektiği düşüncesi) bağlantılı.

“Kendi başına interseks olmak daha iyi performans anlamına gelmez, oysa performansı […] etkileyen diğer fiziksel varyasyonlar bu tür incelemelere ve kısıtlamalara tabi değildir”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR)

En son Nisan 2018’de IAAF, 400m, engelli yarışlar, 800m, 1500m, bir mil yarışları ve aynı mesafelerdeki kombine yarışmalar dahil olmak üzere uluslararası etkinlikler için “Kadın Sınıflandırması için Uygunluk Yönetmeliği (Cinsiyet Gelişiminde Farklılıklara Sahip Sporcu)” kurallarını duyurdu. Bu düzenlemelere göre, testosteron düzeyi 5 nmol / L’yi aşan tüm interseks kadınlar, uygun olabilmek için doğal testosteron düzeylerini baskılayan ilaçlar almaya zorlanacak. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR) belirttiği gibi, “kendi başına interseks olmak daha iyi performans gerektirmezken, performansı etkileyen diğer fiziksel varyasyonlar […] bu tür incelemeye ve kısıtlamalara tabi tutulmuyorlar”.

Mart 2019’da, BM İnsan Hakları Konseyi’nin “Sporda kadınlara ve kız çocuklarına karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin 2019 kararı, IAAF yönetmeliğinin “uluslararası insan hakları normları ve standartlarıyla uyumlu olmayabileceği” endişesini belirtiyor ve devletleri, “Spor dernekleri ve kuruluşlarının uluslararası insan hakları normlarına ve standartlarına uygun politika ve uygulamaları gerçekleştirmelerini sağlamaları ve kadın ya da çocuk sporcuları gereksiz, aşağılayıcı ve zararlı tıbbi prosedürlere maruz kalmaya zorlayan durumları engellemeleri” yönünde uyarıyor. Bu uyarılara rağmen, IAAF, Mayıs 2019’da, belirli interseks varyasyonlarına bağlı testosteron seviyelerine göre test ve zorunlu tedaviyi özel olarak zorunlu kılmak için yönergelerini revize etti.

“İnterseks bireyler, tipik erkek veya kadın tanımına uymayan çeşitli cinsiyet özellikleriyle (cinsel anatomi, üreme organları, hormonal yapı ve / veya düzeyler ve / veya kromozomal modeller) doğarlar.”

Testosteron

Spor uzmanlarına göre, testosteron, performansı ve insanlarda doğal olarak ortaya çıkan farklılıkları (örneğin, oksijen alımı, kıl yoğunluğu veya yüksek laktik asidi tolere etme yeteneği) etkileyen ve bir sporcunun müsabakalardaki performansına doğrudan etkisi olan birçok faktörden yalnızca biri. Testosteronun önemli bir performans faktörü olarak kabul edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın, IAAF düzenlemeleri, tüm spor alanlarında interseks sporcular için daha fazla ayrımcılığa yol açabilir. Ayrıca bu yönetmelik ayrımcı uygulamaları ve sporcuların mahremiyet hakkının ihlalini içerebilir. Zorla uygulanan ilaçların olası fiziksel ve psikolojik yan etkilerinin de hesaba katılması gerekir.

Medyanın saldırgan ilgisi

Son yıllarda, Caster Semenya, Margaret Wambui, Annet Negesa, Francine Niyonsaba, Maximila Imali, Santhi Soundarajan, Pinki Pramanik, Dutee Chand, Pratima Gaonkar gibi cinsiyet özelliklerinin doğal varyasyonları (örneğin hormon seviyeleri) olan sporcuların sorunları uluslararası medyada odak noktası haline getirildi.

İnterseks kadın sporcular, medyanın önemli ilgisine maruz kalıyor ve duyarsız haberler ve genel olarak medyanın artan ilgisi, daha fazla baskı ve damgalanmaya yol açabilir. Medya Caster Semenya vakasını geniş çapta bildirdi ve medyanın ilgisiyle birlikte spor kurumlarının incelemeleri sporcuya “zihinsel ve fiziksel olarak” zarar verdi. 2001 yılında 18 yaşında intihar eden Pratima Gaonkar da benzer uygulamalara maruz kalmış ve bunlara dayanamamıştı.

“Ağustos [2009] Berlin Dünya Şampiyonası’nda kadınlar 800 metre yarışmasında kazandığım zaferden bu yana, varlığımın en mahrem ve özel ayrıntılarının yersiz ve istilacı incelemesine maruz bırakıldım. Berlin Dünya Şampiyonalarına giden ve hemen ardından gelen olaylardan bazıları sadece bir sporcu olarak haklarımı değil, aynı zamanda haysiyet ve mahremiyet hakları da dahil olmak üzere temel haklarımı ve insan haklarımı da ihlal etti.”

Caster Semenya

İnvazif (Saldırgan) tıbbi muayeneler

“Cinsiyet doğrulama” testi ve invazif tıbbi muayenelere maruz kalma olasılığı, günümüzdeki ve gelecekteki sporcular ve onların spora katılma yetenekleri ve hatta arzuları üzerinde dramatik bir etkiye sahiptir. Birçok interseks kişinin bebeklik ve çocukluk döneminde tıbbi şiddete maruz kaldığını, rızasız ameliyatlara ve diğer tıbbi işlemlere ve ayrıca genital organlarının kapsamlı muayenelerine maruz kaldığını özellikle belirtmek önemlidir. Basitçe tıbbileştirmeye maruz kalma olasılığı, interseks kadınların spora katılmaları için çok caydırıcı olabilir.

Dahası, bu ayrımcı düzenlemelerden ve cinsiyet testi ve tıbbileştirme uygulamalarından kaynaklanan insan hakları ihlalleri riski yüksektir. BM Sağlık Özel Raportörü’nün 2016 raporuna göre, bu politikalar “kadın sporcuların ayrımcılığa uğramasına ve hiperandrojenizm için ‘tedaviye’ zorlanmasına yol açmıştır […] bir dizi sporcu sağlıkları açısından hiçbir gereklilik ve şikayetleri yokken gonadektomi (üreme organlarının çıkarılması) ya da kısmi kliteroidektomi (bir tür kadın sünneti) geçirmiştir.”

Bu içerik ilk olarak https://kaosgl.org/haber/interseks-ve-spor adresinde yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: